M.Ö. 5. Yüzyıl Savaşları

PERSLER

Aslında aynı kökene dayanan Medler ve Persler kabaca bugünkü İran Devleti'nin bulunduğu topraklarda yaşıyorlardı. M.Ö. 9. yüzyıldan itibaren tarih sahnesinde görülmeye başlayan Perslerin ilk kralları hakkında, adları dışında, pek fazla bilgi¬miz yoktur. Ancak, "Büyük" lâkaplı Pers kralı Kyros (M.Ö. 559-529), hakkında faz-la bilgiye sahip olmadığımız Med Devleti'ne son vererek, Pers Krallığı'nın M.Ö. 6. yüzyılda Önasya'nın en büyük gücü olmasını sağlamıştır. Bu nedenle Kyros ya da Pers dilinde Kuraş, Pers Devleti'nin kurucusu sayılmaktadır. Perslerin ortaya çıkı¬şına kadar bölgedeki en büyük gücü, Asur İmparatorluğu oluşturuyordu. Perslerin, Akdeniz ve Ege'deki ticareti kontrol altında tutma arzularına batıdaki tek engel ise Lydia Krallığı idi. Pers Kralı Büyük Kyros, M.Ö. 546 yılında Lydia Kralı Kroisos'u yenilgiye uğratarak, krallığın başkenti Sardeis'i ele geçirmiştir. Böylece, Anadolu 200 yıl kadar sürecek olan Pers egemenliğine girmiştir.Babil Kralloğıda Yıkılmıştı. . Burada, dikkat edilmesi gereken nokta, satraplıkların coğrafi bölgelere veya ülkele¬re göre değil, halk (etnik) esasına dayalı olduğudur. Perslerin iki başkenti Susa ile Persepolis,

IONIA AYAKLANMASI
lonia Ayaklanması'nın nedeni olarak Perslere karşı du¬yulan hoşnutsuzluk ve Miletos'un ticari çıkarları ön plana çıkartıldı ise de; bir gö¬rüşe göre, Pers yönetimi altındaki Miletos, daha önce olmadığı kadar refaha ulaş-mıştı; dolayısıyla, ticari çıkarlar söz konusu olamazdı. Ayrıca Pers satrapları arasın¬da husumet ve çıkar ilişkileri de vardı. Bütün bunlar, lonia Ayaklanması'nın, Pers¬lere karşı oluştuğu düşünülen "milliyetçi" duyguların bir tepkisi olmadığının gös¬tergesidir. Bireysel çıkarlar daha ön plandaydı. Dolayısıyla, olayları yorumlarken genifl bir bakış açısı ile yaklaşmak her zaman için daha akılcıdır. Ionia Ayaklanması'nda Batı Anadolu'daki kent-devlet-leri, egemenliği altında bulunduğu Perslere karşı ayak¬lanmıştı. Ayaklanma, M.Ö. 494'te bastırıldı.


PERS-HELLEN SAVAŞLARI

http://gletschercasino.org/

Maraton Savaşı

Persler için potansiyel tehlike olan ve lonia Ayaklanması'nı destekleyen Yunanistan hâlâ Pers egemenlik alanının dışında kalıyordu. Bu ne¬denle, M.Ö. 490 yılında Datis ve Artaphernes komutasındaki Pers donanması Fge Denizi'ni aşarak Yunanistan'a ayakbastı. . Pers ordu¬su Yunanistan'ın Attika bölgesinin doğu kıyısında ve Atina'nın 30 km kuzeydoğu¬sundaki Marathon Körfezi'ne ulaştı; körfezin gerisinde Marathon Ovası bulunuyor-du. Persler hem Atinalılara hadlerini bildirmek hem de lonia Ayaklanması sırasın¬da tahrip edilen Sardeis'in öcünü almak istiyorlardı. Fakat Miltiades komutasında¬ki Atinalılar, Persleri büyük bir yenilgiye uğrattılar.

Artemision ve Thermopylai Savaşları

Persler Orta Yunanistan'ı ele geçirip Atina'yı yakıp yıktılar.

Salamis Deniz Savaşı

Yapılan savaşta Hellenler Perslere karşı kesin bir zafer kazandılar.

Plataia ve Mykale Savaşları

Perslerle Atinalılar arasındaki çarpışmalardan sonra Pers Kralı Kserkses Persia'ya (eski İran) dönmüş, Hellenlerle mücadele için Mardonios'u bölgede bırakmıştı.Sparta kralı Leoty-khides emrindeki Hellen donanması Ephesos'un hemen güneyindeki Mykale (Samsun) burnu üzerinde karaya çıkarak orada mevzilenmiş olan Persleri püskür¬tüp gemilerini ateşe verdi. Böylece, Plataia ve Mykale savaşları sonunda Batı Ana¬dolu Perslerden temizlendi (M.Ö. 479). Buradaki kentler, Ionia Ayaklanması'nda olduğu gibi, tekrar ayaklanarak Pers boyunduruğundan kurtuldular.

I. Delos Deniz Birliği

Sparta ve Atinalıların Persleri püskürtmek için kuruldu birlik liderliğinide Atina yaptı.

Her ne kadar M.Ö. 490-479 arasındaki savaşlardan sonra Persler geriye püskürtülmüşlerse de, adalar ve Anadolu'daki kentler için Pers tehlikesi halen mevcut idi. Bu nedenle Hellenlerin bir birlik kur¬maları kaçınılmazdı.
Birliğin ilk işi Karadeniz ile olan ticaret yolunun açık tutulması için Trakya ve boğazları Perslerden temizlemek oldu; hatta Byzantion ele geçirildi. Birliğin ilk işi Karadeniz ile olan ticaret yolunun açık tutulması için Trakya ve boğazları Perslerden temizlemek oldu; hatta Byzantion ele geçirildi. Delos Birliği, giderek Atina İmparatorluğu'na dönüştü. Öyle ki, birliğin kurulmasından yaklaşık yirmi beş yıl sonra, M.Ö. 5. yüzyılın ortalarında, Atina, birlik içinde kendi para ve ağır¬lık sisteminin kullanılması için bir kararname yayımlayarak müttefiklerine gümüş sikke basımını yasakladı. Böylece, Atina sikke üretimini tekelinde tutarak yalnızca kendi bastığı tetradrahmilerin dolaşımını zorunlu kılıyordu. Sparta ile Atina'nın aralarının açılmasında başlıca rolü oynayan Atina'nın hegemonya sevdası M.Ö. 431 yılında birliğin sona ermesine neden oldu. Perslere karşı omuz omuza mücadele veren Atina ve Sparta, bundan böyle karşı kutuplarda yer alacak birbirlerine karşı savaşacaklardı (Peloponnesos Savaşı).

Hellenlerin Doğu Akdeniz Seferi ve Kallias Barışı

Kimon komutasındaki donanma Kıbrıs'a giderken, bir ordu da Mısır'daki isyanı canlandırmak için Mısır'a gitti. Fakat Kimon'un hastalanarak öl¬mesi Hellenlerin savaş planını bozdu. Zor durumda kalan Atinalı devlet adamı Pe-rikles, Perslerle barış yapmak zorunda kaldı. M.Ö. 449 yılında Kıbrıs ya da Susa'da yapılan görüşmelere Hellen tarafını temsilen, Atina'nın ileri gelen diplomatlarından ve aynı zamanda Olympia (Olimpiyat) Oyunları'nda üç kez araba yarışı kazanmış olan Kallias katıldı. Bu nedenle söz konusu barış "Kallias Barışı" olarak anılır. M.Ö. 490'da Marathon'da başlayan Pers-Hellen Savaşları, yaklaşık yarım yüzyıl sonra Kallias Barışı ile son bulmuş oldu.


PELOPONNESOS SAVAŞI Sparta-Atina

Savaşın Nedeni . Atina ile Sparta arasında M.Ö. 431-404 yılları arasında, yirmi yedi yıl süren savaş, "Peloponnesos Savaşı" olarak bilinir. Aslında Atina-Sparta çatışması bu savaşın çok öncesinde başlamıştı. Atina'nın Delos Birliği'nin en güçlü üyesi olarak tüm avantajları kendi lehine kullanması, Aigina, Korinthos ve Megara gibi önemli tica¬ret kentlerinin çıkarına dokunuyordu. Sparta da Hellen dünyasının önderliğinin Atina'nın elinde bulunmasından rahatsızlık duymaktaydı. Gerçekte Atina'nın güç¬lenip bir imparatorluk haline gelmesi, Delos Birliği'nin bir sonucu idi. Atina'nın diğer Hellen kentleri aleyhine güçlenmesi, bu kentlerin bağımsızlığı açısından ciddî bir tehlike oluşturuyordu.

Savaşın Başlaması
Savaşın gerçek nedeni, yukarıda da değindiğimiz gibi, Atina'nın güçlenip Delos Birliği'ni bir imparatorluğa dönüştürmesiydi. Atina da, Sparta'nın başını çektiği Peloponnesos Birliği'nin üyelerinden Megara'ya ticari ambargo koydu. Sparta ise her harekette Atina'nın karşısında yer alıyordu; çünkü, Atina'nın saldırgan tutumuna mâruz kalan kentler, Sparta'nın önderlik et¬tiği Peloponnesos Birliği'nin üyeleriydi. Sonunda Sparta fiilen devreye girerek Ati¬na ile görüşmelere başladı. Bir sonuç alınamayınca, M.Ö. 431'de Peloponnesos Savaşı başladı.


Arkhidamos Savaşı
Peloponnesos Savaşı'nın ilk on yılı (M.Ö. 431-421) "Arkhidamos Savaşı" olarak anı¬lır. Sparta Kralı II. Arkhidamos, Peloponnesos Birliği üyelerinden oluşan bir ordu ile M.Ö. 431'de Attika'ya girerek, bir ay boyunca bölgeyi yağmaladı ve ülkesine ge¬ri döndü. Fakat Atinalılar bundan pek zarar görmediler; çünkü Perikles'in savaş stratejisine uygun olarak önceden Attika'yı boşaltmışlar, bu çarpışmada hem Kleon, hem de Brasidas öldü. Amphipo-lis'teki çarpışmadan iki taraf da zararlı çıkmış oldu. Bundan böyle tek çıkar yol, barışa uzanan yoldu.

Nikias Barışı
Bu nedenle, M.Ö. 421 yılında Atinalı politikacı ve komutan Nikias'ın çabasıyla Ati¬na ile Sparta arasında barış imzalandı. "Nikias Barışı" olarak adlandırılan ve 50 yıl¬lık bir süreyi kapsayacak şekilde yapılan bu antlaşma ile Arkhidamos Savaşı son buldu. Bu barış Atina için bir zaferdi; çünkü Sparta, Atina'nın Delos Birliği'ndeki önderliğini tanıyordu. Fakat Nikias Barışı, Peloponnesos Savaşı'na değil, yalnızca bu savaşın bir dönemine son vermişti.


Sicilya Seferi
Atinalılar, Lamakhos'un ölümünden sonra çaresiz kalan Nikias'ın yanına, Demosthenes komutasında bir destek gücü gönder¬diler. Fakat M.Ö. 413 Ekim ayında Atinalılar büyük bir yenilgiye uğradı. Böylece, Sicilya seferi başarısızlıkla sonuçlandı. Sicilya bozgunundan birkaç ay önce ise Sparta, Attika'daki Dekeleia'yı ele geçirmişti.

Lysandros'un Notion Zaferi
Artık Persler de, yaklaşık 35 yıl önce (M.Ö. 449) imzaladıkları Kallias Antlaşması'nı bozarak Atina'ya karşı Spartalıların yanında yer alıyorlardı. Yenilginin sorum¬lusu olarak görülen Alkibiades, Phrygia'da bulunan Pers Satrabı Pharnabazos'un yanına kaçtı; fakat Lysandros'un isteği üzerine orada öldürüldü (M.Ö. 404).

Arginussai Savaşı
Atinalılar zaferin bedelini ağır ödediler; savaş sonrası kopan bir fırtınada Atinalılar çok kayıp verdi.

http://rawmedcol.com/

Aigospotamoi Savaşı

Atina hem karadan hem denizden kuşatma altındaydı; üstelik kıtlık had safhadaydı. Sonunda Atina yenilgiyi kabul etti. Atina'ya kabul ettirilen antlaşmanın koşulları çok ağırdı (M.Ö. 404): Ele geçirdiği yerleri geri verecek, Pe-iraieus (Pire) limanını kente bağlayan uzun sur duvarı yıkılacak, donanmasını Sparta'ya teslim edecek ve Sparta'nın egemenliğini tanıyacaktı. Fakat yine de Ati¬na, içeride bağımsız bir kent-devleti olarak kalacaktı. Yirmi yedi yıllık savaşın so¬nunda "Atina İmparatorluğu" çökmüştü. Böylece, Hellen dünyasının önderliği Sparta'ya geçti. Fakat Sparta'nın bu sevinci, Perslerin tekrar Hellen dünyasının iş¬lerine karışmasıyla uzun ömürlü olamadı.

Her ne kadar, Peloponnesos Savaşı sırasında Perslerle Spartalılar bir dayanışma içine girdilerse de, bir süre sonra Pers Satrabı Kyros'un Pers Büyük Kralı olan ağa¬beyi II. Artakserkses'e karşı yaptığı sefer başarısızlıkla sonuçlanınca, Kyros'un ta¬rafını tutan kentler Persler tarafından cezalandırılacaklarını düşünerek, Spartalılar-dan yardım isteyecek ve böylece Sparta da Anadolu kentlerinin koruyuculuğunu üstlenerek Perslere savaş açacaktır.

SATRAP KYROS'UN AYAKLANMASI
Peloponnesos Savaşı sona erdiğinde, Pers Kralı II. Dareios da ölmüş, yerine bü¬yük oğlu II. Artakserkses geçmişti. Fakat Dareios'un karısı Paı-y^satis gerçekte kü¬çük oğlu Kyros'un kral olmasını istiyor; iki kardeş, Artakserkses ve Kyros, birbirle¬rinden hoşlanmıyordu. Fakat bu kez Perslerin kendi araların¬daki bir taht kavgası ile karşı karşıyayız. İki ordu Kunaksa'da karşılaştı (M.Ö. 399). Kyros, ağabeyini yaraladı ama kendisi de öldü. Kyros'un öldüğünü duyan askerler, artık bir amaçları olama¬yacağını düşünerek geri çekildiler. Ordu, Tigris (Dicle) kıyısını izleye¬rek kuzeye doğru ilerleyip Karadeniz kıyısına varır. Kimi zaman karadan, kimi za-man denizden yol alarak Trakya'ya gelirler ve burada Spartalı komutanların emrine girdiler.

KORINTHOS SAVAŞI
Perslerin taht mücadelesi devam ederken Yunanistan'da da olaylar kendi seyrin¬de devam ediyordu. Peloponnesos Savaşı'nın yenilgisinin ve getirdiği ağır yükün altından kalkmaya çalışan Atina, Boiotia'nm da desteğini sağlamıştı. Fakat bundan rahatsız olan Sparta, onların üzerine bir ordu gönderdi. M.Ö. 395'te yapılan Hali-artos Savaşı'nda Spartalılar yenilgiye uğradı; komutanları Lysandros öldü. Atinalıların Perslerle arasının iyi olmadığı bir zamanda, bu kez Spartalı Komu¬tan Antialkidas (Antalkidas) yeniden Perslere yakınlaşmaya başladı. Amacı, bir Sparta-Pers dayanışması ile Atina'yı barışa zorlamaktı. , Perslerin Sparta'ya destek vermesi ile M.Ö. 386 yı¬lında son bulmuş oldu. Korinthos Savaşı, Spartalı¬lara yalnızca prestij kazandırdı; savaşın asıl galibi ise kuşkusuz, Perslerdi.

 
İKİNCİ DELOS DENİZ BİRLİĞİ
Atina, M.Ö. 378'de ikinci kez bir Deniz Birliği oluşturdu. Atina'nın yüz yıl önce kurduğu ilk Deniz Birliği, Perslere karşı kurulmuştu. İkinci Deniz Birliği ise Spar-talılara karşı kuruldu. Birlik içinde tutmaya çalışan Atina arasındaki çatışmalar, birlik içinde olduğu için "İç Savaş" ya da "Müttefikler Savaşı" (M.Ö. 357-355) olarak anılır. Bu çarpışmalar sırasında Embata'da yenilgiye uğrayan Atina, Birliğin dağılmasını önleyemedi. Fakat Atina denizde hâlâ güçlü idi ve Hellespontos'u kontrol altında tutuyordu.


THEBAI'IN ÜSTÜNLÜK DÖNEMİ
Leuktra yenilgisinden sonra Peloponnesos Birliği üye¬lerinin Sparta'ya güveni kalmadı. Bu zaferden sonra büyük bir prestij kazanan The-bailılar ise komutanları Epameinondas'ın önderliğinde Peloponnesos'a akınlar ya¬pıp Sparta'yı kendi topraklarında zayıflattılar. Eakat M.Ö. 362'deki Mantineia Sava¬şı'nda Thebai ordusu galip gelmesine karşın, Epameinondas aldığı yaralar sonucu hayatını kaybetti. Böylece, önemli bir gücünü yitiren Thebai, yaklaşık yirmi beş yıl süren parlak dönemini bir daha yakalayamadı; sıradan bir kent-devleti olarak var¬lığını sürdürdü.